taşındım.. beklerim :) http://oyanindunlugu.blogspot.com

Ahh.. 80ler..

11/7/2008 • Kategori: Tatlilar

Sevgili Dünlük,

 

Ataletim geçen yazısında trendlerden bahsederken

bütün alışılmış..

dekor..

stil..

trendlerle bir antipati içindeyim ki..

dalga bile geçemiyorum bunlarla..

demiş..

ve bence her zamanki gibi çok yerine bir laf etmiş..

 

Zira aynı durum bende de var..

Popüler olan herşey kaşıntı yapar rahatsız bünyemde..

Sanırım bu muhalif karakterlerimizin tezahürü..

Kısa pantolon modaysa inadına uzununu giymem de bundan mesela..

Herkesin okuduğu bestselır kitapları okuyamam da..

Hala “davinci şifresi”ni okumadım dersem,

durumu daha iyi açıklayabilmiş olurum sanırım..

 

Ancak “dalga bile geçemiyorum bunlarla” olmaz ki Ataletim..

Pek güzel demiş atalarımız:

“Hayatın senle dalga geçmesine izin verme.. Sen hayatla dalganı geç..”

 

Ve işte bu noktada,

serbest çağrışımsal bir fleşbekle geçmişe kısa bir yolculuk yaptım..

Ve bundan sadece bir kaç yıl önce düzenlediğimiz bir partiye gittim..

“oldiis ar goldiis 60 lar 70 ler 80 ler” konseptli bir partiydi bu..

Kıyafet zorunluluğu vardı..

Yani herkes dönemine göre giyinmek durumundaydı..

Ve herkes tarafından gayet iyi bilindiği üzere,

80 ler müzikler bakımından başımızın tacı olsa da,

imaj bakımından kelimenin tam anlamıyla rezilliktir..

 

Devasa kemerler..

Kıçından paçasına kadar dapdar pantolonlar..

Bol ama erotik bluzlar..

Terminatör görünümlü vatkalar..

Sinek gözlükler..

Yeni sevişmiş imajı veren kabarık saçlar..

Manasız saç bantları..

Daha da manasız tozluklar..

Adidas ayakkabı,

Ama beyaz çorap şart..

Kafam kadar küpeler..

Kelepçe kıvamında bilezikler..

 

Çirkin yani..

Çok çirkin..

 

Durumun vehametini daha iyi anlayabilmek için,

lüften şekil 1a daki resime bakınız:



bu resim bahsettiğim partimiz başlamadan hemen önce çekilmişti..

ve ben de o leopar desenli (?!) bluzu giyen şahsiyetim..

o gece özellikle hanım kızlarımız o kadar 80lerdik ki,

kendimizle dalga geçmekten bile bir süre sonra tiksinmiştik..

Her gelene saç bandı, bileklik ve sinek gözlükler dağıtılmıştı..

Ancak bira sınırsız olunca,

bir süre sonra bu kılık kıyafet içinde bile insanlar hoş görünmeye başlamıştı..

 

Dedim ya,

çirkindi 80 ler..

Peki 2008 e geldik, ne oldu?

Yeni trend 80 lerin modası?!?!

Yohhh artık daha neler demeyin..

Vallahi de öyle, billahi de öyle..

O birkaç yıl önce çirkin deyip, dalga geçtiğimiz kıyafetler,

şimdi herkesin üzerinde..

Üniforma gibi..

 

Sanırım bu da trendsevmez kişiliğimizin bir başka nedeni :)

 

Ha, Ataletime dediğim gibi,

her trendi de sevmemezlik etmem..

Mesela sevgi yumuşu trendi pek hoş..

1 kadına 4 erkek trendi olsa,

ona da hayır demem mesela.. ;)

(eşhedüüüüü...)

 

Şimdi sizleri o dönemlerin en sevilen parçalarından biriyle başbaşa bırakıyorum..

Yaşasın 80 ler :) 

 

hamiş1: bu parçayı seçerken inanın çok zorlandım.. şeri şeri leydi mi olsun, bu mu olsun gittim geldim.. ama bıradır lui daha ağır bastı.. özellikle de hiç bir zaman söyleyemediğim ve ne dediği konusundan en ufak bir fikrim olmayan “bıradır lui lui lui.. ohhh... şısonilukinçukumi..” nakarat kısmı yüzünden..

 

hamiş2: dün arkadaşlarla oturuyoruz.. kaderin manasız bir cilvesiyle konu ortaokul-lise zamanlardaki platonik aşklara geldi.. ortamdaki hatun kişilerden biri kıvranıp duruyor.. bir derdi var belli.. ve bir süre sonra dayanamadı, itiraf etti: “ben modern talking’in solisti tomas’a aşıktım.. (ki bu tomas dediği şahsiyet, esmer ve en çirkin olanıdır.. Allah affetsin..) ona aşk mektupları yazardım.. hatta bluejean dergisi adresini vermişti de ona mektup göndermiştim ve 1 yıla yakın süre cevap beklemiştim.. karısı nora’yla (yuh.. onu bile hatırlıyor?!) olan resimlerine bakar bakar ağlardım.. ve artık mektubuma cevap da gelmeyince bir gün “lanet olsun” deyip bu aşkı bitirdim..”.. 80 ler ne güzeldi yahu :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çarşı'da İntihar

4/6/2008 • Kategori: Tatlilar

 

Sevgili Dünlük,

 

Bu yazıyı yazdığımdan ötürü baban bana uçan tekme atabilir.. Mümkündür.. O yüzden en iyisi biz şimdiden seninle helalleşelim.. Hakkını helal et sevgili dünlük.. Ben de sana helal ediyorum.. Az cefamı çekmedin netekim.. Beni iyi an.. Dostlar da beni iyi ansın.. Sizi seviyorum.. Hepinizi.. Siyah, beyaz, kısa, uzun, şişman, çiroz, kıllı, kılsız, selülitli, süt gibi, romantik, komik .... ayırmadan hepinizi.. Beni sizler var ettiniz! Yukarıda bir süre yandıktan sonra aranıza katılmayı planlıyorum.. O zamana kadar hoşçakalın, selametle kalın.....

 

Şimdi sevgili dünlük bilen bilir, Fenerbahçeliyiz elhamdülillah.. Öyle doğduk, ama baban sağolsun, fanatik bir biçimde ölücez gibi görünüyor bu gidişle.. Gerçi benim ezilen karşısında daima merhametli bir yönüm olsa da (ki bu maçlarda yenilmekte olan karşı takımın okuyuncuları için “yahu o pas öyle mi verilir?” şeklinde tezahür edip, cileden çıkmış babaya “sen fenerlisin unutma” uyarısını yaptırtmak zorunda bıraksa da) “kanaryasın sen bizim canımız, sarı lacivert akar kanımız” durumu da sonuna kadar geçerlidir..

 

Ancak itiraf etmem gerekli ki, dün akşam Hürriyet’in spor ekini okurken içim burulmadı değil.. Konu 1982 yılında kurulmuş olan Beşiktaş Çarşı’nın 27 Mayıs tarihinde kendisini feshetmesinin arkasındaki gerçeklerdi.. Belgesel kıvamında çok güzel bir haberdi.. Ve Alen başta olmak üzere, diğer birkaç Çarşılın ağzından kapatmanın perde arkasını anlatıyordu..

 

Alen’in dediği gibi belki de gerçekten Çarşı Beşiktaş’ın önüne geçmişti ancak gene de böylesi yaratıcı, muhalif ve güçlü bir taraftar grubunun dağılmış olması bende üzüntü yarattı.. Beşiktaş’a özel bir sempatim zaten vardı.. (yahu baba ne yapayım yani? Allah’ın bildiğini kuldan saklayacak halim yok ya.. vardı işte.. derim ya hep hatta Fenerli olmasam, Beşiktaşlı olurdum deyü.. eşhedüüüüüü.... :p) Çarşı ise o sempatinin sempatik kısmı olmuştu benim gözümde..

Yaratıcı tezahüratları (bkz. malesef Fener Opera bile hala gülmeme neden olur J),

Zeka dolu pankartları (bkz. fener’e korkak tavuk ortega pankartı açtırtmaları),

Sosyal konulardaki hassasiyetleri ve eylemleri (hasankeyif, faşizm v.s.),

Etkili ve korktucu güçleri (desibel rekorunu kırmış olmaları),

Ve daha bir çok şey....

En çok da malesef biz Fenerlilerin açtığı “Adam Gibi Adam Recep Tayyip Erdoğan” pankartına karşılık “Adam Gibi Adam, ATAM” pankartını açmış olmaları..

 

Keşke olaylar hiç bu noktaya gelmeseydi de, Çarşı feshedilmeseydi.. Ve biz de bu yaratıcı ve farklı taraftar grubundan mahrum kalmasaydık..

 

Diyereek, bu konuya burda nokta koymamın hakkımda en hayırlısı olacağına karar verdim J

 

O zaman neymiş:

“Ne mutlu seni sevene,

Yaşa Fenerbahçe!”

 

 

hamiş: sevgili dünlük.. birkaç gündür eften püften konulardan bahsedip, bu denli şımarık olmamın sebebi aslında önümüzdeki hafta tatile gidecek olmamın vermiş olduğu mutluluktan kaynaklanıyor.. bu pazar gününden itibaren bu diyarı terk eyleyip, babayı da gerimizde bırakıp, 3 hatun başımıza yavru vatana göçücez ve 1 hafta süresince zevkü sefa edicez.. üstelik bu tatilin planlanmamış olması ve son dakikada ortaya çıkması daha da sevindirici oldu.. ben kızgın kumlardan serin sulara atlarken seni merak edip, anacağım dersem büyük bir yalan söylemiş olurum.. artık herkes kendi keyfine bakacak.. ve bu süre zarfında baba sana emanet olacak.. aman birbirinize mukayet olun J

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

« Önceki ::

Ettikleriniz

Ettiklerim

Kategorize Ettiklerim

Eziyet Ettiklerim

Başka Diyarlarda Eziyet Ettiklerim

*www.farmau.com
*http://eceninbalkonu.blogspot.com
*2008 Blog Ödülleri Hobi Kategorisi İkincilik Ödülü sahibi "www.misssgibi.com"

bi de burası var:

*http://oyanindunlugu.blogspot.com