taşındım.. beklerim :) http://oyanindunlugu.blogspot.com

Musakka

7/7/2008 • Kategori: Dunden Bugune

04.07.2007

Sevgili Dünlük,

 

Ülkenin gündemi ağırken,

Hava inanılmaz ağırken,

İş-güç desen daha da ağırlaşmışken,

Hafiflemenin vaktidir değil mi?

 

Dün babanın doğum günüydü..

Kendisi 31 yaşını tamamladı,

32 ye doğru yol almaya başladı..

Allahtan ben hala yirmiküsürlerimde dolanıyorum da,

evdeki yaş ortalamasını düşürüyorum :)

Uzun lafı kısası,

Babanın bir gözü hafiften toprağa kaymaya başladı yani :p

Eh bunu da layıkıyla kutlamak lazımdı..

Evlendiğimizden beri her doğum gününde yazlık mekanlarda olduğumuzdan,

bir türlü istediğim tarzda kutlama yapamamıştım..

Hatta geçen yaz taşınma olayları yüzünden sadece 4 gün yapabildiğimiz ve maaile toplaştığımız Antalya tatilinde "süpriiiiiz" yapma şansımız da olmamıştı..

Zira, iskele üzerindeki 30 kişiyi saklamak pek mümkün olmamıştı?!?

Neyse..

Dün KKKA atmasyon teşhisi görünümlü basit ama yıpratıcı yaz gribi bahanesiyle,

işe gitmedim ve evde hazırlıklara başladım..

Yapılacak şeyler listesinde kısaca: yemek, sofra, süslü ve süprizli hediye, hoş bir ambiyans, romantik bir iki kelam ve sizi ilgilendirmeyen (!) bir kaç detay vardı..

Yemek olarak ne yapsam diye bir süre düşünüyordum,

ve en sonunda babanın çok sevdiği ama benim evlendiğimizden beri hiç yapmadığım “patlıcan musakka” da karar kıldım..

Yahu biliyorum, hiç ero-orman-tik bir yemek değil..

Hatta Ataletim kızacak, zira ortamdaki afrodizyakımsıları bile kaçırır,

ama elden ne gelir?

Baba musakka sever..

Ben de baba sever.. :)

Hayatımda ilk defa musakka yapıyor olmamdan mütevellit,

“bereketli olsun” tarif kitabını elime aldım..

Ancak bir idiyota anlatır gibi en basit tarfileri bile barındıran kitapta,

musakka yoktu..

Bunun üzerine gugılda musakkayı aradım,

ve bir yemeğin bin farklı çeşitte yapılabilitesini görüp küçük dilimi hafiften yuttum..

En sonunda da en beğendiğim tarifleri seçip, bir harman yaparak, yemeğe giriştim..

Ve başardım :)

Mumlu, kokulu, tüllü, püsküllü sofrayı hazırladım..

Küçücük, minicik, içi dolu çukulatacık kapkekler pişirdim elcağızlarımla..

Şarapları soğuttum..

Hediyeye pıresentağbıl bir sunum hazırladım.. Bunu yaparken mumlarla evi yakma tehlikesi atlattım..

Makyaj mukyaj koku moku derkene baba eve geldi,

ve atraksiyon da akabinde başladı..

Ama tabi onların hepsi bize saklı,

ya da hayal gücünüze bağlı :)

 

Bu kadar saçma sapan bir yazıyı neden mi yazdım?

Eee, hafifliyelim diye şekerler..

Zira ben dün babayı sevindirmeye çalışırken,

pek ama pek çok hafifledim.. :)

 

Bugünse yoğun bir telefon trafiği sonrasında,

akşama kene dolu çimler üzerine babaya “süpriiiiiz” diyebilmek için,

arkadaşlarla gerenkli organizasyonu başarıyla tamamlamış olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum..

 

Şimdi siz de bilgisayarınızın sesini açın veeee..

disko disko partizani diyerekten,

hafiflemeye bakın..

Kokulu kokulu öperim..

İyi haftasonları :)  

 

 

Disko Partizani@andixclusive.blogspot.com - Shantel

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Dünden Fazla.. Yarından Az..

25/6/2008 • Kategori: Dunden Bugune

Sevgili Dünlük,

 

Sevmem bilirsin kelimeleri hoyratça sarf etmeyi..

Çünkü bilirim 29 harfle sınırlandırılan duyguların,

Sessizlikte saklı olup da aslında orada özgürleştiğini..

Söylemekten vazgeçip de gösterme çabam bundandır..

Yoksa ben de bilirim her dakika ona “seni seviyorum” demeyi..

 

Ancak o her an bekler benden.. Bilirim..

Ancak dilimin ucuna kadar gelse de, olmuyor işte,

Hapsedemiyorum duygularımı kelimelere..

Oysa kelimeleri dinlemek yerine, beni dinlese,

Duyabilecek içimden taşan müziğin sesini..

Ve anlayabilecek adının tekrarlandığını,

O müziğin her ezgisinde..

 

Çünkü aslında,

En sevdiği yemekle birlikte sunuyorum “sensiz olamam”ları..

Çayına şeker niyetine katıyorum “hayatımın anlamısın”ları..

Saçlarında dans eden parmaklarımdan akıyor “seni istiyorum”lar..

Sabahları mırıldandığım şarkının nakaratında “seni seviyorum”lar..

Kavuştuğumuz anlardaki nemli gözlerimde “seni özlüyorum”lar..

En çaresiz anlarımda yüzümdeki gülümsemede “iyi ki varsın”lar..

 

Parmak uçlarımda hissettiğim duygular bunlar..

Kimi zaman,

Dokunsam yıldırım çarpmışa dönecek diye beni korkutan..

Bazen çağlayan, bazen durgunlaşan..

Ama hiç bitmeyen bir kaynaktan,

Sürekli akan, çoğalan..

 

İşte bu yüzden,

Bundan tam 3 yıl önce o imzayı atarken,

Kelimeleri bizden daha güzel kullanan Can Yücel’e gene sığınmadan önce,

Dünden fazla.. Yarından az..” diyeceğim bebeğime..

Ve o anlayacak beni,

Sessizliğimde de beni duyduğu gibi..

 

Seninle Yaşlanmak İstiyorum

Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum.

Benim  olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum.

Nice  sıkıntı ve zorluk yaşayıp  anlatalım.

Yaşayalım  ki, öğrenelim hayatı ve destek  çıkmayı.

Birbirimizin omuzlarında  ağlamalıyız.

Paylaşmalı  ve beraber sıkılmalıyız.

Öyle ki,  yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Güzel  günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.

Yada bazen  dostlarla ucuz biralar içerek...

Böylece  yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı,

Düşünsene senin ve benim olan bir  canlı.

Geceleri  ağladıkça sırayla  susturmalıyız.

Sen arada  mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı.

Yorgun  olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.

Hava  soğukken birbirimize sıkıca sarılıp  yatmalıyız.

Zaman su  gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.

Herşeye  rağmen hiç bıkmamalıyız  birbirimizden

Mutlu da  olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı.

Saçlara  düşünce aklar, yada gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu  şehirden.

Kavgasız,  her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz.

Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız.

Eve gelip  benden kahve istemelisin.

Çocuklar  gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.

Ben, "Bey"  demeliyim sana, sen de  "Hanım".

Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı  seni.

Tebessümler açtırmalı  yüzünde.

Birgün bu  hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde.

Birbirimizi sevmenin gururu olmalı  herşeyde...

CAN YÜCEL

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::

Ettikleriniz

Ettiklerim

Kategorize Ettiklerim

Eziyet Ettiklerim

Başka Diyarlarda Eziyet Ettiklerim

*www.farmau.com
*http://eceninbalkonu.blogspot.com
*2008 Blog Ödülleri Hobi Kategorisi İkincilik Ödülü sahibi "www.misssgibi.com"

bi de burası var:

*http://oyanindunlugu.blogspot.com